Ölmez Ağaç Zeytin

Yunan mitolojisine göre, Zeus kendisine en değerli hediyeyi verene kentin koruyuculuğunu verecektir ve bunun için bir yarışma açar. Denizlerin tanrısı Poseidon, Zeus'a uzak diyarlara dahi uçarak gidebilen ve savaşta yenilmeyecek bir at armağan eder. 
Athena ise zeytin ağacını. 

Yarışma çetindir çünkü ikisi de Zeus'a dünyanın en güzel hediyesini vermek isterler. 
Kuşkusuz dünyanın en uzak diyarlarına gidebilecek ve yenilmez savaşçı bir at mükemmel bir hediyedir ancak zeytin ağacı daha mükemmeldir. 
Zeytin ağacının muazzamlığı karşısında başta Zeus olmak üzere tüm tanrılar, tanrıçalar büyülenmiş ve ağacın kutsallığı karşısında donakalmışlardır. 
Tüm hırsına ve kazanma isteğine rağmen Poseidon bile zeytin ağacından o kadar etkilenmiştir ki, aralarındaki çekişmeye rağmen zeytin ağacının üstünlüğünü kabul eder.

Bunun üzerine Athena zeytin ağacından bir dal kırıp Poseidona verir ve öylece aralarındaki düşmanlık zeytin ağacının rakipsiz güzelliği karşısında yok olur. 
O günden sonra Athenanın ismi Atina kentine verilir. 

"Düşmana zeytin dalı uzatmak" deyimi de neredeyse tüm dillere tam da bu mitten gelmiştir. 
Çünkü zeytin ağacı, DÜŞMANINIZIN DAHİ KIYAMAYACAĞI GÜZELLİKTE VE KUTSALLIKTADIR...

 HAYAT AĞACI

Zeytin ağacı, binli yıllar gibi uzun süreli yaşayabilen çok dayanıklı bir canlıdır. Bu uzun yaşam süresini, onu zararlı organizmalara karşı koruyan, bir polifenolik antioksidan olan oleuropein adlı bir madde üretmesine borçludur. Bu madde zeytin ağacının her tarafında vardır, fakat en çok yapraklarında bulunur.

Zeytin yaprağının içerdiği oleuropein ve elenolik asit bileşenlerinin birer doğal bitkisel antibiyotik ve antioksidan olduğu ve antimikrobiyal ajanlar olarak görev yaptıkları bilimsel araştırmalarca kaydedilmiştir.

Zeytin yaprağı ekstraktı (özütü) doğal yolla bağışıklık güçlendiren mükemmel bir üründür. Yapısındaki antioksidan fenolik bileşikler ve flavonoidler, metabolik savunma gücünü artırarak bağışıklık sisteminin devreye girmesini ve hastalığı sistemin kendi kendisine yenmesini sağlar. Elenolik asit içeriği ile de bakteri hücre duvarını parçalayarak antimikrobiyal etki sağlamaktadır. Bu maddeler en çok zeytin ağacının yapraklarında yoğunlaşmıştır.

Serbest radikaller vücudumuza, dışarıdan sigara, alkol, kirli hava, kötü ve yanlış beslenme vb ile veya kimyasal reaksiyonlar sonucunda oluşarak, zarar verebilirler. Zeytin yaprağı özütü fenolik yapıda bileşenler içerdiği için fenolik hidroksil grupları ile harika bir antioksidan etki gösterir. Bu şekilde, serbest radikalleri tutarak birçok hastalığın önüne geçilebilir; aksi takdirde serbest radikaller sağlam hücrelerin, hücre zarını deforme ederek kontrolsüz çoğalmaya neden olabilir ve bu, kanserleşmeye kadar gidebilen bir süreçtir.

Antioksidanlar, serbest radikalleri tutabildiklerinden, kanser gibi dejeneratif hastalıkların önlenmesinde son derece önemli ve elzemdir. Antioksidanlar aynı zamanda, yaşlanma etkilerini geciktirerek, hem doğal bir “antiaging” kürü oluşturur hem de hormonal dengeyi korurlar.

Bizzat canlı vücudunda yapılan çalışmalarda, zeytin yaprağı özütünün damar genişletici etki de yaptığını ve dolayısı ile tansiyonu düşürdüğünü, antiaritmik özelliği olduğunu, aynı zamanda LDL kolestrol seviyesinde düşmeye neden olduğu sonucuna varılmıştır. Laboratuvar ve klinik çalışmalar sonuçlarında ise, zeytin yaprağı özütünün kalp rahatsızlıklarından, kalp yetmezliğinden ve damar tıkanıklığından korunmada etkili olduğu gözlenmiştir. Yine canlı vücudunda yapılan çalışmalarda kan şekerinin yüksek seviyelere çıkmasını önleyebildiği gözlenmiştir. Son zamanlarda, kişilerin de bilinçlenmesiyle alternatif tedavilere dolayısı ile bitkisel tedaviye olan ilgi artmakta ve buna paralel olarak bu konuda yapılan çalışmalar hız kazanmaktadır.

Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü, zeytin yaprağının 21. yüzyılda en önemli doğal antimikrobiyal ve antiviral etkiye sahip bitki ürünü olduğunu belirtmiştir. Geçmiş zamanlarda antibiyotikle tedavi edilebilen bazı hastalıklar, artık bakteri ve virüslerin antibiyotiklere karşı direnç kazanması nedeni ile tedavi edilememektedir. Oleuropein etken maddesi ise antibiyotiğe karşı direnç kazanmış bazı mikroorganizmalarda da etkilidir.

Zeytin yaprağı özütünde ayrıca A, C, D, E, K vitaminleri de bolca bulunmaktadır.

Özet olarak, özellikle kötü beslenme ve kötü çevre şartlarının ortaya çıkarabileceği çeşitli kanser türlerinden ve ilave olarak da uzun süreli yüksek kolelsterol düzeyleri ile birlikte gelişebilecek kalp-damar hastalıklarından korunabilmek için, muntazam olarak, zeytin yaprağı özütünün kullanılması, ehemmiyetle önerilmektedir